Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 2 dakika önce
Müyesser Yıldız'ın bu yazısı, Ankara'da gerçekleşecek olan NATO zirvesini ve Türkiye'nin ittifak içindeki güncel konumunu eleştirel bir perspektifle ele almaktadır. Yazar, zirve öncesinde alınan olağanüstü güvenlik önlemlerinin ve muhalefetin tavrının, NATO karşıtı sesleri susturmaya yönelik olduğunu savunmaktadır. Metin, ABD NATO Temsilcisi Matthew Whitaker’ın İncirlik ve İzmir’deki stratejik askeri tesisleri ziyaret etmesinin, bölgedeki yeni güvenlik mimarisi ve muhtemel harekat planlarıyla olan bağını sorgular. Türk savunma sanayisine yönelik övgülerin arka planında yeni mali yükümlülükler ve askeri sorumluluklar olabileceğine dikkat çeken makale, Türkiye'nin ulusal çıkarlarının bu süreçte ne ölçüde korunduğunu tartışmaktadır. Ayrıca yazar, geçmişteki diplomatik tavizleri hatırlatarak, iktidarın Trump ve NATO ile olan ilişkilerindeki çelişkili tutumları ve bölge ülkelerine yönelik riskleri sert bir dille eleştirmektedir. Sonuç olarak kaynak, yaklaşan zirvenin Türkiye için sembolik bir ev sahipliğinden öte, ciddi stratejik ve siyasi sonuçlar doğurabilecek bir dönüm noktası olduğunu vurgulamaktadır.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Selamlar, bu yepyeni incelememize hoş geldiniz.
00:02Hadi hiç vakit kaybetmeden hemen lafa girelim.
00:04Bugün odamızda gazeteci Müyesser Yıldız'ın Ankara'daki yaklaşan NATO zirvesiyle ilgili o oldukça eleştirel, biraz da ufuk açıcı makalesi var.
00:12Bunu tamamen tarafsız bir gözle adım adım masaya yatırıyoruz.
00:16Amacımız basit, kamuoyuna pompalanan o resmi müttefiklik açıklamalarıyla perde arkasında yürütüldüğü iddia edilen jeopolitik satranç arasındaki o devasa uçurumu haritalandırmak.
00:25Çünkü yazarın metni vitrindeki o diplomatik gülücüklerin arkasında çok daha derin, stratejik ve açıkçası biraz da endişe verici gerçekleri olduğunu
00:33iddia ediyor.
00:34Şimdi bu karmaşık jeopolitik ağı çözmek için konuyu 5 ana başlıkta toparladık.
00:39Önce Ankara'daki zirve hazırlıklarına bakacağız.
00:42Sonra ABD temsilcisinin o sessiz sedasız kritik ziyaretlerini mercek altına alacağız.
00:47Ardından şu meşhur yeni Orta Doğu güvenlik mimarisi meselesi var.
00:52Tabii geçmiş zirveleri ve beklentileri de es geçmeyeceğiz.
00:54Son olarak da ufuktaki o tartışmalı ziyaretlere yönelik çok sert eleştirilerle toparlayacağız.
01:01Birinci bölüm Ankara NATO zirvesi hazırlıkları.
01:04İşin en vitrin kısmıyla yani doğrudan yüzeyden başlıyoruz.
01:09Makalede yazarın dikkat çektiği ilk şey Ankara'nın adeta bir bariyer şehrine dönüşmüş olması.
01:14Tabii sadece sokaklardaki demir barikatlardan bahsetmiyoruz.
01:18Metin NATO karşıtı olarak bilinen bazı grupların gözaltına alınmasının altını özellikle çiziyor.
01:23Hani klasik bir güvenlik önlemi deyip geçilmiyor burada.
01:26Yazarın çok net bir tezi var.
01:28Diyor ki bu aşırı tedbirlerin asıl amacı sadece birkaç eylemciyi durdurmak değil,
01:33ittifakın herhangi bir şekilde sorgulanmasını, masaya yatırılmasını daha en başından kasıtlı olarak boğmak.
01:39İşte tam da burada çok acayip bir tezat çıkıyor karşımıza.
01:43Ana akım medyaya bir bakıyorsunuz ABD'nin Türkiye için sarf ettiği çok güçlü bir müttefik sözleri manşetlerde her şey harika.
01:50Ama yazarın penceresinden bakınca durum bambaşka.
01:53Ona göre bu zirve, aylar öncesinden Batı'nın savunma mutfaklarında çoktan pişirilmiş,
01:59karara bağlanmış işler için çekilen koca bir aile fotoğrafından ibaret.
02:02Şov kısmı yani.
02:04Geldik ikinci başlığımıza, ABD temsilcisinin kritik ziyaretleri.
02:09Peki bu kararlar aylar öncesinden alındı fikri nereden çıkıyor dersiniz?
02:13Yazar kamerasını zirve öncesinde pek de konuşulmayan o keşif turlarına çeviriyor.
02:18Özellikle de ABD'nin NATO temsilcisi Matthew Whittaker'ın Mayıs ayındaki rotasına.
02:23Şöyle bir bakın.
02:2416 Mayıs'ta İstanbul ve Ankara'da sıkı temaslar,
02:27sadece 2 gün sonra 18 Mayıs'ta İncirlik Üstü Ziyareti
02:31ve Mayıs ayının sonunda da İzmir'deki NATO Müttefik Kara Komutanlığı yani Landcom Ziyareti.
02:36Yazar bu trafiğin öyle rastgele olmadığını,
02:39aksine zirveden çok önce bölgesel askeri operasyonların sahadaki fiili zemini hazırlamak için yapıldığını savunuyor.
02:45Şimdi, Türk yetkililer bu kapalı kapılar ardındaki görüşmeler hakkında pek ser verip sır vermedi.
02:50Ama Whittaker, kamuoyuna açık öyle bir övgüde bulundu ki orası cidden dikkat çekeci.
02:55Aynen şöyle dedi,
02:56Türkiye'nin ittifak varlıklarını korumaya olan bağlılığı ilişkilerimizin gücünü gösteriyor.
03:01Hmm, ittifak varlıklarını korumak mı?
03:03İşte yazar tam buradan yakalıyor ve o kritik soruyu soruyor.
03:07Türkiye'ye tam olarak hangi varlıkları koruma görevi var edildi?
03:11Neyin pazarlığı yapıldı?
03:12Makale, eski bir Amerikan askeri savunma dergisine atıf yaparak bu üs ziyaretlerini spesifik amaçlarını deşifre ediyor aslında.
03:19Oraya göre, incirlik üssü çok uluslu hava operasyonları ve füze savunma koordinasyonu için devasa bir fırlatma merkezine dönüştürülürken,
03:27İzmir'deki Landcom tamamen kara kuvvetlerin entegrasyonuna odaklanmış durumda.
03:32Yani yazarın okumasına göre ortada basit bir diplomatik nezaket turu değil,
03:36basbayağı dev bir lojistik ve askeri yığınak planı var.
03:39Üçüncü bölümümüz, yeni Orta Doğu güvenlik mimarisi.
03:43Bakalım bu yapboz nasıl birleşiyor?
03:45Yazarın iddiasına göre, üstlerdeki bu hareketlilikler öyle kendi başına tekil olaylar falan değil.
03:51NATO'nun yeni Orta Doğu güvenlik mimarisi dediği o devasa planın doğrudan parçaları.
03:56Ama burada makalenin de vurguladığı çok enteresan bir stratejik çelişki var.
04:00Biliyorsunuz Türkiye, çelik kuppe, siper gibi kendi yerli hava savunma sistemlerini geliştiriyor.
04:05Bayağı da yol katettik Doğu'lu.
04:07Fakat batılı savunma analistlerinin raporlarına göre,
04:10Ankara, gelişmiş bölgesel balistik tehditler karşısında,
04:13günün sonunda hala NATO'nun o entegre şemsiyesine muhtaç durumda.
04:17İşte masadaki asıl gerilim hattını da bu bağımlılık oluşturuyor.
04:21Tabii madalyonun bir de o ağır, ekonomik boyutu var.
04:24Makalede dudak uçuklatan bir rakam göze çarpıyor.
04:26Tam 150 milyar euro.
04:28Bu, Avrupa Birliği'nin yeni savunma kredisi mekanizması olan Safe Fonu'nun bütçesi.
04:33Kulağı harika geliyor değil mi?
04:34Fakat bir sorun var.
04:35Yunanistan ve Kübrüs Rum kesiminin vetosu yüzünden,
04:38Türkiye bu devasa ekonomik pastadan,
04:40bu 150 milyar eurodan tamamen dışlanmış durumda.
04:43Yazar, bu durumu anlatırken Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın çok samimi bir itirafını hatırlatıyor.
04:48Fidan açık açık, kimse marketini paylaşmak istemiyor,
04:52Avrupa korumacılık yapıyor demişti.
04:54Peki makalenin buradaki isyanı ne?
04:56Yazar diyor ki,
04:57Dışişleri Bakanımızın kendisi bile bu dışlanmayı böylesine net bir şekilde itiraf ederken,
05:02neden içerideki bazı medya organları hala kalkıp da,
05:05Türkiye'nin bu milyar euroluk fonlardan pay alabileceği illüzyonunu yaratmaya devam ediyor?
05:10Dördüncü bölümümüz,
05:11Geçmiş Zirveler ve Beklentiler
05:13Geçmiş bize ne söylüyor?
05:45Yazar,
05:46Biz bunlara hep tarihi zirveler dedik ama pratikte hep Türkiye tek taraflı taviz verdi.
05:51Ankara'nın gerçek,
05:52Temel talepleri hiçbir zaman masada o somut karşılığını bulamadı.
05:56Ve işte bu tarihi sicil bizi bugünün hayal kırıklığına bağlıyor.
06:00Makalede oldukça acı bir ayroni var.
06:03Şunu gözlemliyor yazar,
06:05Türkiye,
06:05İttifak'ın ondan istediği tüm yükümlülükleri,
06:08Verdiği tüm sözleri tıkır tıkır yerine getiriyor mu?
06:11Evet.
06:11Ama iş Türkiye için somut getirilere gelince,
06:14Mesela F-35'lerin teslimatı ya da şu CATSA yaptırımlarının kaldırılması gibi konulara gelince,
06:21İşte orası tamamen temennilere,
06:24Yazarın o kinayeli tabiriyle tamamen inşallah'a kalmış durumda.
06:28Ve geldik 5. son bölümümüze,
06:30Gelecek Ziyaretlere Yönelik Eleştiriler.
06:33Tüm bu jeopolitik satranç ve biriken tepkiler,
06:36Bizi makalenin en sert, en çarpıcı kısmına getiriyor.
06:39İşin ilginci, bu final eleştirisi doğrudan NATO zirvesine değil,
06:43Zirveden bağımsız olarak ufukta beliren,
06:46Fena halde tartışmalı bir diplomatik teması odaklanıyor.
06:49Yazarın iddiasına göre,
06:50İktidar cephesi için Donald Trump'ın olası Türkiye ziyareti,
06:54Bu NATO zirvesinden bile çok daha hayati bir öneme sahip.
06:57Öyle ki, iktidar bu ziyareti adeta en büyük diplomatik ödül olarak görüyor.
07:02Ama yazar, Ankara'daki bu heyecana zerre kadar katılmıyor.
07:06Neden mi?
07:06Bize Trump'ın o bildiğimiz, sınır tanımayan, agresif tarzını hatırlatıyor hemen.
07:12Mesela, İsrail Başbakanı Netanyahu hakkında kurduğu o meşhur cümleyi bir düşünün.
07:16Patronun kim olduğunu biliyor.
07:18İnanılmaz değil mi?
07:19Yazar tam da bunu soruyor işte.
07:21Müttefikleri üzerinde, böyle kaba saba bir dil kullanan,
07:24Sürekli tahakküm kurmayı seven bir lideri,
07:26Kırmızı halılarla bu kadar hevesle ağırlamak.
07:29Bunun stratejik aklı nerede?
07:31Dahası ahlaki pusulası nerede?
07:32Ufuktaki bu Trump ziyareti ihtimali, yazarın içindeki en derin, o en karanlık endişeyi de tetikliyor.
07:40Kritik soru şu, eğer Türkiye gerçekten de bu zirvelerle, bu askeri hazırlıklarla NATO'ya ve Amerika'ya o meşhur açıkçeki
07:49verdiyse,
08:00Yazar bütün o üst denetimlerinin, aylar süren o arka plan hazırlıklarının, aslında böyle bir felaket senaryosunun altyapısı olup olmadığını sorguluyor.
08:10Ve geldik incelememizin sonuna, makale kelimenin tam anlamıyla tokat gibi inanılmaz kışkırtıcı bir soruyla kapanıyor.
08:17Yazar, Trump gibi bir profilin olası Ankara ziyaretinde,
08:20Anıtkabir'e çıkma ihtimalini inanılmaz sert bir dille eleştiriyor.
08:24O can alıcı soruyu soruyor.
08:26Böyle bir profilin, Cumhuriyet'in kurucu değerlerinin tam kalbinde, Anıtkabir'de ne işi var?
08:31Evet, bu incelememizde müyessel yıldızın analizini baştan sona tarafsızca masaya yatırdık.
08:36Peki, siz ne düşünüyorsunuz? Vitrindeki o ışıltılı diplomasi diliyle,
08:40sağdaki o soğuk ve sert gerçeklik arasındaki bu devasa uçurum bizi günün sonunda nereye götürüyor?
08:46Bir sonraki incelememizde görüşmek üzere, hoşçakalın.
Yorumlar

Önerilen