00:00Herkese merhaba, bugünkü incelememize hoş geldiniz.
00:02Bugün masamızda yazar Mehmet Özkendirci'nin çok konuşulan epey de sent bir siyasi eleştiri metni var.
00:08Boş çerçeve.
00:09Konuyu yakından takip edenleriniz zaten bilecektir.
00:12Özkendirci bu metninde siyasi şeffaflığı merkeze alıyor.
00:15Kapalı kapılar ardında hazırlanan yasaları ve meclisin işleyiş biçimini oldukça keskin bir dille eleştiriyor.
00:21Peki biz bugün ne yapacağız?
00:22Yazarın sunduğu argümanları, kullandığı o çarpıcı metaforları ve altını çizdiği siyasi zıttıkları
00:28adım adım tamamen tarafsız bir gözle hep birlikte masaya atıracağız.
00:32Hadi başlayalım.
00:33Yazar metne öyle bir soruyla giriyor ki hepimiz günlük hayattan anında empati kurabiliyoruz.
00:39Diyor ki siz olsanız boş senet kağıdına imza atar mısınız?
00:43Gerçekten atar mısınız?
00:44Tabii ki hayır değil mi?
00:46İşte bu soru öylesine yazılmış sıradan bir giriş cümlesi değil.
00:50Özkendirci bunu, içeriği halktan ve muhalefetten sır gibi saklandığını iddia ettiği yeni bir yasa tasarısı için
00:55ana metafor olarak kullanıyor.
00:57Bir düşünün, içeriğini hiç bilmediğiniz, size ne gibi yükümlülükler getireceği tamamen meçhul olan bir kağıda imza atmak
01:04koca bir siyasi aranada ne anlama gelir?
01:07Yazarın yola çıktığı asıl nokta tam olarak bu.
01:09Birinci bölümümüz, Gizemli Boş Çerçeve
01:12Yazarın buradaki temel itirazı gündemdeki bir çerçeve yasası üzerine.
01:16Özkendirci diyor ki, dışarıdan bakıyorsunuz barış, özgürlük gibi böyle pırıl pırıl,
01:21kendi tabiriyle altın varaklı kelimelerle süslenmiş bir çerçeve var.
01:24Ama içinin neyle doldurulduğu tamamen bir devlet sırrı gibi saklanıyor.
01:28Hem halktan hem de diğer siyasi partilerden gizleniyor.
01:31Yani aslında yazar, yasanın gerçek maddeleri ortada yokken sırf çerçevesi güzel diye onay beklenmesini,
01:37açıkçası şeffaflığın sıfır olmasını eleştiriyor.
01:40Tabi bu durum siyaset sahnesinde hemen iki farklı kutup yaratıyor.
01:44Bakın bir tarafta yazarın ifadesiyle bu tasarıya destek vermek için adeta birbiriyle yarışan AK Parti, MHP ve DEM Parti var.
01:53Diğer tarafta ise içeriği belli olmayan bu metni kelimenin tam anlamıyla bir borç senet olarak gören ve hayır diyen yeni
02:00parti duruyor.
02:01İçini görmeden asla imza atmayacaklarını söylüyorlar.
02:04Yazar tam da bu tablo üzerinden şeffaflık talebiyle koşulsuz destek arasındaki o devasa uçurumu bizlere gösteriyor.
02:16Özkenderci burada farklı siyasi figürlerin maruz kaldığı muameleleri epey keskin bir zıtlıkla ortaya koyuyor.
02:23Düşünün bir yanda DEM Parti heyeti yazarın ifadesiyle liderlerinin tatil keyfi yaptığı İmralı Adası'na bir haftada arka arkaya tam
02:31üç kez gidebiliyor.
02:32Ama hemen karşısında aynı süreçte Ekrem İmamoğlu'nun Silivri'de 8 metrekarelik bir hücrede tutulduğu iddiası var.
02:39İşte bu durum yazarın adalet terazisindeki çifte standarda dair duyduğu rahatsızlığı görselleştirdiği en güçlü, en çarpıcı argümanlardan biri olarak karşımıza
02:48çıkıyor.
02:49Ve yazarın bu zıtlıklardan çıkardığı siyasi sonuçlar gerçekten çok sert.
02:54Özkendirciye göre İmralı'dan gelecek teklifler doğrudan meclise, kendi vurgusuyla Atatürk'ün gazi meclisine sunulacak.
03:01Dahası destekleyenler bunu kamuoyuna bir barış girişimi olarak pazarlarken yazar bunu kesinlikle reddediyor.
03:08Çok ağır bir ifade kullanıyor ve bunlara sözde barış, özde ihanet teklifleri diyor.
03:13Yazarın siyasi iklime duyduğu o derin güvensizliği ve tepkiyi burada net bir şekilde hissediyoruz.
03:19Tüm bu gizem ve zıtlıklar yazarın o harika metaforuyla zirveye ulaşıyor.
03:23Pandora'nın kutusu.
03:24Hani hepimiz o meşhur mitolojik hikayeyi biliriz ya, dışarıdan çok güzel görünen o kutu açıldığında dünyaya kötülükler saçılmıştı.
03:31Yazar da tam olarak bunu soruyor.
03:33O altın varaklı çerçevenin içindeki kutu gün gelip açıldığında içinden aslında neler dökülecek?
03:39Kapalı kapılar ardında yapılan bu siyasi mutabakatın ileride tıpkı o kutu gibi istenmeyen gerçekleri ortalığa saçmasından ciddi şekilde endişe ediyor.
03:47Devam ediyoruz.
03:48Üçüncü bölüm reddedilen meclis önergeleri.
03:51Evet o gizli çerçevenin ya da Pandora'nın kutusunun içinde ne var şimdilik bilmiyoruz.
03:56Ama yazar diyor ki meclisin geçmişte neyi reddettiğine bakarsak niyetleri çok net görürüz.
04:02Neler var bu red listesinde?
04:03Asgari ücretliden vergi alınmaması.
04:05Okullarda gelişim çağındaki çocuklara günde bir öğün yemek verilmesi.
04:09Emeklilerin sorunlarına çözüm üretilmesi.
04:11Bakın sokağın yani bizlerin gerçek gündemi olan tüm bu önergeler mecliste kapağı bile açılmadan iktidar bloku tarafından bir bir reddedilmiş.
04:20Yazar siyasi elitlerle halkın öncelikleri arasındaki o devasa kopukluğu işte bu peş peşe gelen red kararlarıyla kanıtlıyor.
04:27Tabi mesele sadece ekonomik refahta değil.
04:31Yasal şeffaflık ve adalet arayışı da aynı şekilde duvara çarpıyor.
04:34Siyasilerin mal varlıklarının şeffafça araştırılması reddedilmiş.
04:38Yılların kanayan yarası olan faili meçhul ve siyasi cinayetlerde zaman aşımının kaldırılması talebi o da reddedilmiş.
04:46Ve belki de en düşündürücüsü organize suç örgütlerinin devlet içindeki kamu görevlileriyle olası karanlık bağlantılarının araştırılması bile engellenmiş.
04:56Şöyle bir baktığınızda bu red kararları şeffaflıktan neden bu kadar korkuluyor dedirten epey karanlık bir alt metin oluşturuyor yazarın gözünde.
05:04Yazarın red listesi maalesef bitmek bilmiyor. Haklar ve milli güvenlik meseleleri de bundan nasibini almış.
05:1015 Temmuz gibi o kadar kritik bir darbe girişiminde kullanılan silahların kaynağı araştırılsın istenmiş.
05:16Sonuç? Red.
05:18Basın özgürlüğünün önündeki engeller kaldırılsın? Red.
05:21Anayasal gösteri ve yürüyüş hakkının önündeki engellerin kaldırılması? Yine red.
05:26Evet. Özkentirci aslında bizlere şunu söylüyor. Barış ve özgürlük getireceği iddia edilen gizli bir çerçevenin savunucuları meclise gölen somut özgürlük
05:34önergelerini işte böyle tek tek çöpe atıyor.
05:36Ve geldik dördüncü belki de en sarsıcı bölüme 1.4 milyar dolarlık fatura.
05:42Yazar burada meseleyi devasa bir uluslararası krize bağlıyor. İddia şu, Irak merkezi hükümetinin resmi izni ve onayı olmadan Kerkük-Ceyhan
05:52boru hattı üzerinden yasa dışı bir petrol taşımacılığı yapılıyor.
05:56E tabi uluslararası kuralları hiçe sayarak yürütülen bu sürecin eninde sonunda çok ağır bir diplomatik ve ekonomik faturası oluyor.
06:04Uluslararası Tahkim Kurulu'nun Türkiye'ye kestiği ceza tam olarak 1 milyar 471 milyon dolar.
06:11İnanılmaz bir rakam değil mi? Bunu sadece kağıt üstünde bir veri olarak düşünmeyin.
06:16Yazar bu rakamı şeffaflıktan uzak politikaların ve kural dışı ticaretin ülke ekonomisine yani aslında hepimizin cebine vurduğu devasa bir darbe
06:26olarak sunuyor.
06:27Peki bu dudak uçuklatan ceza karşısında meclis ne tepki veriyor dersiniz?
06:32Bu milyarlarca dolarlık zarara kimin yol açtığının, kimlerin bu işten haksız kazanç sağladığının araştırılması için meclise bir önerge sunuluyor.
06:41Ama yazarın özellikle vurguladığı üzere tıpkı o çocuklara yemek verilmesi veya siyasilerin mal varlığının araştırılması önergelerinde olduğu gibi bu milyarlık
06:50araştırma önergesi de iktidar partisi ve MHP'nin oylarıyla anında reddediliyor.
06:55İşte yazar bu kararın ardından metnini adeta tokat gibi çarpan, durumu tek cümlede özetleyen o meşhur ifadeyle bitiriyor.
07:03Hesabı yiyenler değil, yemeyenler ödeyecek.
07:06Mantık çok acı ve çok net.
07:08Haksız kazanç sağlayanlar meclisteki red oylarıyla kendilerini koruma altına alırken,
07:13olan bitenden haberi dahi olmayan, asgari ücretle, emekli maaşıyla ay sonunu getirmeye çalışan halk,
07:20bu 1,5 milyar dolarlık faturayı vergileriyle ödemek zorunda bırakılıyor.
07:24Tüm bu analizin ışığında aslında hepimizin durup kendisine sorması gereken çok can alıcı bir soru var.
07:29Mecliste şeffaflık bir devlet sırrı gibi yönetildiğinde,
07:33bizim refahımızı ilgilendiren önergeler yok sayılıp gizli çerçeveler dayatıldığında,
07:37ortaya çıkan bu devasa bedeli nihayetinde kim ödüyor?
07:41Mehmet Öslenderci'nin boş çerçevesi sadece bir yasaya duyulan öfke değil,
07:46şeffaflığın yok olduğu bir sistemde faturanın nasıl sessizce halkın sırtına yüklendiğinin çok net bir analizi.
07:53Kapalı kapılar ardında alınan kararlar eninde sonunda gelip sokağın gerçeğine çarpıyor.
07:58Bu konuyu takip etmeye ve üzerine düşünmeye kesinlikle devam etmeliyiz.
08:02İncelememize katıldığınız için teşekkürler. Bir sonrakinde görüşmek üzere.
Yorumlar