00:01İstanbul'un göbeğinde plazaların tam ortasında küçücük bir toprak parçası bir simitçinin bostan oldu.
00:09Üç tane de domates verdi.
00:11Aklınıza nereden geldi burada domates yetiştirme fikri?
00:14Orada bir toprak parçası, domatesin tohumu düştüğünde o kendisi bitiyor zaten.
00:20Her tohum öyledir, toprağa düştüğünde aynen öyle çıkmış.
00:24Biz de suluyoruz, bakıyoruz, bu şekil oldu işte, büyüyor.
00:28Kendisi çıktı buradan.
00:29Ne fideyi o dikti ne de tohumu toprağa bıraktı.
00:32Maslak'ta İtü Ayazan metro çıkışında kaldırımın kenarında kendiliğinden yeşeren domatesi fark edince simitçi Turan Ceyhan sahip çıktı.
00:40Önce küçük bir filizdi, su verdi, büyüdükçe destekledi.
00:44Şimdi dallarında üç tane domates var.
00:46Dokuz yıldır, dokuz yıldır bu.
00:49Neredeyse on yıldır bu.
00:50He on yıldır bu.
00:51Rüzgar getirmiş olabilir.
00:53Yani bak yaban ot da var orada.
00:56Bak o da çiçek açmış.
00:57Onun da tohumu tabii ki bir türlü bir yerlere gidecek.
01:00Domates olduğunu nasıl anladınız?
01:02Çünkü biz biliriz yani.
01:05Tarımla uğraştığımız için domates belli yani.
01:10Yanındaki yaban ot, evet.
01:12Daha önce buradan hiçbir bitki vermiş miydi?
01:14Yok.
01:15Çiçek vesaire bir şey.
01:16Yok.
01:17Daha önce vermedi.
01:18Fide olaraktan büyüdü burada kendisi.
01:21Biz de baktık suluyoruz.
01:24Şeye doğru bağlıyoruz böyle.
01:26Ne güzel mi?
01:27İşte domates.
01:29Metrodan çıkanların simit almaya gelenlerin de gözü o üç domatesde.
01:36Ne yapacaksınız domatesleri?
01:39Ne yapacağız burada?
01:40Merak eden gelip geçen alıp koparır yer yani.
01:43Koparmazlarsa size kalırsa ne yapacaksınız?
01:45Menemenini yer misiniz?
01:46Valla menemenini o kadar şey değil de burada kalmaz yani.
01:50Koparır yerler herkes.
01:51Bunu ilaçlamaya gerek var mı?
01:53Mesela burada kırmızı oldu.
01:55Alıp dalından yiyebilir miyiz?
01:56Tabii tabii yıkayıp yiyebilirsin.