00:00Şöyle bir dünya hayal edin, yeraltı ve yerüstü kaynaklarıyla inanılmaz zengin ama paramparça olmuş bir gezegen.
00:06İşin korkunç yanı ne biliyor musunuz?
00:08Bu karanlık düzende sistem sadece ve sadece keyfine düşkün o küçük, zengin elit kesimi koruyor.
00:15Geri kalanlar mı?
00:17Yoksulların yoksul kalması resmen teşvik ediliyor.
00:20İnanılmaz değil mi?
00:21Paranız yoksa kelimenin tam anlamıyla ölmeyi beklediğiniz o köhne, pis hastanelere terk ediliyorsunuz.
00:27En ufak bir toplumsal itiraz anında eziliyor.
00:30Ve işin en çarpıcı tarafı düşünce özgürlüğü diye bir şey yok.
00:33Yani özgür düşünce dediğimiz o kavram sadece çok ama çok küçük bir azınlığın erişebildiği inanılmaz bir lüks.
00:40Pekala hadi bu konunun derinliklerine inelim.
00:42Az önce anlattığım bu distopik kabus aslında usta yazar Ursula K. Greene'in 1974 çıkışlı o meşhur bilimkurgu klasiği mülksüzler
00:51romanındaki kapitalist gezegen Urras'tan başkası değil.
00:54Bugünkü incelememizde sadece sıradan bir bilimkurgu hikayesini konuşmayacağız.
00:58Toplum, mülkiyet ve en önemlisi özgürlük kavramlarını kökünden sarsan aklınızı başınızdan alacak çok katmanlı bir evreni mercek altına alıyoruz.
01:07Birinci perde iki gezegenin hikayesi.
01:11Şimdi bu devasa anlatının tam kalbinde yatan o tematik ikiliye romanın omurgasını oluşturan iki farklı dünyanın devasa zıtlığına hızlıca bir
01:21göz atalım.
01:21Ve bu karşılaştırma iki gezegen arasındaki o inanılmaz uçurumu harika bir şekilde gözler önüne seriyor.
01:28Sol tarafa bir bakın.
01:29Az önce bahsettiğimiz o savaşan ulusların, devasa yoksulluğun ve muazzam zenginliğin bir arada olduğu Urras var.
01:36Sağ tarafta ise onun ikizi, kelimenin tam anlamıyla kasvetli ve çorak bir çöl olan Anares'i görüyoruz.
01:42Hikayemizden yaklaşık 160 yıl önce kendilerine odocular diyen bir grup isyancı Urras'ın bu eşitsiz düzenini reddedip çöl gezegenine sığınıyorlar.
01:52Ve orada mülkiyetin, paranın hatta devletin bile teoride olmadığı anarşist bir toplum kuruyorlar.
01:58İki sistem, birbirinin tam zıttı, aynadaki yansıması gibi.
02:03İkinci perde, fizikçinin imkansız görevi.
02:06Peki birbirine bu kadar uzak, bu kadar düşman iki dünyayı kim bir araya getirebilir?
02:11İşte tam burada bize bu zıt siyasi sistemler arasında rehberlik edecek olan ana karakterimiz dahi fizikçi Shivek devreye giriyor.
02:20Şimdi bir sonraki adıma geçelim ve olayların nasıl geliştiğine bakalım.
02:25Shivek'in üstlendiği bu imkansız görev aslında üç temel aşamadan oluşuyor.
02:29Önce sadece kendi dünyasında değil, diğer gezegende de cevaplar bulmak için o tehlikeli yolculuğa Urras'a gitmeye karar veriyor.
02:37İkinci adımda amacı, bu iki dünya arasına örülmüş olan o soyut ve somut nefret duvarlarını yıkmak.
02:44Ama tahmin edersiniz ki işler hiç de kolay olmuyor.
02:47Hırslı fizikçimizin bu çabası anında büyük bir tehdit olarak algılanıyor ve gittiği yerde sert bir reddedilmeyle karşılaşıyor.
02:54Ve son olarak ortaya çıkan bu büyük kaosun ortasında Shivek bir yandan değişimin ateşini yakarken,
03:00diğer yandan kendi inançlarını, doğup büyüdüğü değerleri de baştan aşağı sorgulamak zorunda kalıyor.
03:07Üçüncü perde, evrenin mimarı.
03:09Şimdi hikayenin içinden biraz çıkıp işin mutfağına bakalım.
03:13Böylesine karmaşık, sosyolojik altyapısı bu kadar sağlam bir evreni kim inşa edebilir?
03:19Yazarın kendi arka planına dönüyoruz.
03:21Şimdi, bu kısımla ilgili asıl ilginç olan şey şu.
03:24Laguini bir yazar olarak bu muazzam başarısı kesinlikle ama kesinlikle tesadüf değil.
03:291929'da doğuyor ve babası kim biliyor musunuz?
03:32Ünlü Amerikalı kültürel antropolog Alfred Kroeber.
03:36Yani toplumları, kültürleri sıfırdan incelemek ve inşa etmek,
03:39kelimenin tam anlamıyla yazarımızın genlerine işlemiş.
03:42Mülksüzleri okurken o detayların zenginliğini iliklerinize kadar hissetmenizin sebebi tam olarak bu.
03:48İşte bu olağanüstü yetenek, ona 1974'te Nebula'yı, hemen ardından 1975'te Hugo, Locus ve Jüpiter ödüllerini üst üste kazandırarak gerçek
03:57bir efsane olmasını sağladı.
03:59Bu arada, ufak bir tavsiye, eğer yazarın o ince ince işlediği evren inşası, o titiz dili ve sosyolojik kurguları ilginizi
04:07çektiyse,
04:08karanlığın sol eli ve efsanevi Yerdeniz serisini de mutlaka ama mutlaka okuma listenize ekleyin.
04:13Kendi dünyamızı anlamak için gerçekten muazzam mercekler sunuyorlar.
04:17Dördüncü perde, gerçek özgürlüğün karmaşıklığı.
04:21Yazarımızı da tanıdığımıza göre artık bu şaheserin felsefi zirvesine tırmanabiliriz.
04:27Kapitalizm ve anarşizmi incelerken yazarımızın hiçbir taraf tutmadığını göreceğiz.
04:33Odak noktamız tek bir kelime, özgürlük.
04:36Ütopya dendiğinde hepimizin aklına o kusursuz, pırıl pırıl, rüya gibi özgür toplumlar gelir, değil mi?
04:42Ama Leggin burada bilindik Ütopya algımızı tamamen parçalıyor.
04:47Mülkiyetin olmadığı Anres, kağıt üzerinde harika bir anarşist Ütopya gibi görünse de,
04:52yazar bize işlerin hiç de göründüğü gibi olmadığını son derece tarafsız bir şekilde gösteriyor.
04:57Aslında Anres, derin bir krizin içinde olan, görünmez mahalle baskıları üreten kusurlu bir deney.
05:03Leggin bize bir ideolojiyi övmek yerine şunu fısılıyor, belki de o aradığınız kusursuz ve gerçek özgürlük hiçbir zaman var olmadı.
05:11Belki de her sistem kendi görünmez duvarlarını yaratmaya mahkumdur.
05:15Yani buradaki kritik nokta tam olarak şu, Dr. Şebek'in o zenginlik içindeki Urras'ta devasa kalabalıklara verdiği o inanılmaz tutkulu
05:25konuşmaya kulak verin.
05:26Özgürlüğümüz dışında hiçbir şeyimiz yok, hükümetimiz yok, patronlarımız, bankerlerimiz, mülk sahiplerimiz, polislerimiz yok.
05:34Biz paylaşırız, sahip olmayız.
05:36Düşünsenize bu aslında mülkiyetsiz, devletsiz bir toplumun resmen edebi manifestosu.
05:41Ancak yazar bunu yaparken bize doğrusu budur demiyor.
05:45Aksine bir anda her şeye sahip ama özgür düşünceden yoksun olanları,
05:49diğer yanda hiçbir şeyi olmayan ama özgürlüğü paylaşanları kafa kafaya çarpıştırıyor.
05:54Tam bir beyin fırtınası.
05:56Beşinci perde, miras ve sinematik paralellikler.
06:00Peki, ta 1974'te yazılmış bu eser bugün hala popüler kültürde nasıl bu kadar canlı kalabiliyor?
06:07Gelin modern sinema ile geçmiş arasında bir köprü kuralım.
06:11Müksüzlerin sinemada bıraktığı o kalıcı mirası,
06:15Neil Blomkamp'ın 2013 yapımı meşhur Elizyon filminde birebir adeta kopyası gibi görebiliyoruz.
06:21Birebir aynı şablon fark ettiniz mi?
06:24Zenginlerin cenneti olan Urras gezegeni filmdeki elitlerin yaşadığı o lüks Elizyum uzay istasyonuyla tam olarak eşleşiyor.
06:32Yoksul ve kurak Anarres ise filmde mahvolmuş ve kaynakları tükenmiş yeryüzünün ta kendisi.
06:38Romanımızın dahi fizikçisi Şevek'in o iki dünyayı birleştirme gibi göz korkutucu görevini ise filmde Matt Damon'ın canlandırdığı Matt
06:47karakteri sırtlanıyor.
06:48Bilim kurgunun bu sahip olanlar ve olmayanlar yani üsttekiler ve alttakiler çatışması belli ki daha uzun yıllar anlatılarımızın merkezinde kalmaya
06:57devam edecek.
06:58İşte tam bu noktada.
07:00Bu analizimizin sonuna gelirken size sormadan edemeyeceğim o can alıcı soru şu.
07:05İki zıt gezegen, iki farklı yönetim biçimi gördük.
07:09Biri zenginlik içinde yüzüyor ama özgür düşünceden yoksun.
07:13Diğeri mülkiyeti reddediyor ama kendi dogmalarının esiri olmuş.
07:17Kendi hayatınıza, sıkı sıkıya savunduğunuz fikirlere ve içinde yaşadığınız şu topluma bir bakın.
07:23İnandığınız o özgürlük gerçekten var mı?
07:26Yoksa Leggin'in bize o dahyane şekilde gösterdiği gibi güvende hissetmek için kendi ellerimizle inşa ettiğimiz yepyeni görünmez duvarlarımız mı
07:34var?
07:35Cevabı bulmak tamamen size kalmış.
07:37Bir sonraki analizimizde görüşmek üzere, hoşça kalın.
Yorumlar